APO Roma'da ev arıyor

MİLLİYET EKİBİ / ROMA

İl Messagero gazetesi manşetinden verdiği bir haberde, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Roma'da yaşamını sürdürmek için güvenli bir bölgede ev aradığını haber verdi.

Başbakan D'Alema'nın "Apo'ya siyasal sığınma hakkı verilebileceğini açıklamasından sonra Öcalan'nın ev aramaya başladığını" yazan gazete, siyasal sığınma talebinin "olumlu sonuçlanacağını" kaydetti.

PKK'nın siyasi kanadı ERNK yetkilileri ise İtalyan resmi makamlarından, "siyasal sığınma talebinin 23 Kasım'a kadar karara bağlanacağı yolunda güvence aldıklarını" söylediler.

İtalyan basını da sözbirliği etmişcesine "Apo'ya siyasal sığınma hakkının mutlaka verileceğini, Türk - İtalyan ilişkilerini daha fazla zedelememek için olayın kısa sürede sonuçlandırılıp gündemin değiştirilmesine çalışıldığını" kaydettiler.

İtalyan Yeşiller Partisi ile Komunist Partisi Milletvekilleri ise "Apo'yu hastahenedeki polis gözetiminden kurtarıp bir evde kalmasını sağlamak için" yoğun girişimlerini sürdürüyorlar.

APO: "BİZ DE HATA YAPTIK"

PKK Lideri Abdullah Öcalan, La Repubblica gazetesinin yazılı sorularını yanıtlarken "Kürtlerin de hata yaptığını" itiraf etti ve siyasi çözüm için "gereken tavizi vermeye hazır olduklarını" söyledi. Öcalan, "İtalya'yı avrupada siyasi çözüm olanakları açısından değerlendirmemde temel etken, tarihsel büyüklük, açık demokratik toplum niteliği, demokratik hükümet yapısı, halkının ve değerli temsilcilerinin dostça yaklaşımları ve bazı parlamenterler ve senatörlerin davetleri olmuştur." şeklinde konuştu.

"Dıştan dayatılan baskı ve tehditlere kolay kolay boyun eğmeyeceğini " de belirten Öcalan, "biz Türkiye ile avrupayla, Amerikayla dialoğa açığız. Ama şüphesiz bizim de Kürtlerin de büyük hatalarımız oldu. Fakat görüşmek için politik taviz vermeye hazırız." dedi.

TÜRKİYE - İTALYA TİCARETİ

Öcalan'ın tutuklanması ve Türkiyeye iade edilmek istenmemesi nedeniyle başlayan diplomatik krizin ekonomiye etkisi İtalyanları şimdiden kaygılandırmaya başladı. Özellikle de Türkiye'de İtalyan mallarına karşı başlatılan ve giderek yayılan ekonomik boykot İtalyan hükümetini telaşlandırdı. Basın da günlerdir Türkiye-İtalya ticaret dengesini yansıtan grafikler yayınlıyor.

İtalyan basınına göre Türkiye'nin geçtiğimiz yıl İtalya'dan yaptığı ithalatın yüzde 13.2 oranında arttığı gözlenirken, İtalya'ya sattığımız malların tutarında ise sadece yüzde 5.6 lık bir artış görülüyor.

Başta Fiat ve Benatton olmak üzere Türkiye'nin İtalya'dan ençok satın aldığı ürünlerin ihracatının tehlikeye girmesinden endişelenen İtalyanlar, bu iki gurubun temsilcileriyle sürekli temas kuruyorlar.

İtalya'nın Türkiye'ye 1997 yılındaki ihracatı 7 milyar 481 milyon liret iken Türkiye'den yapılan ihracat ise 2,5 milyar liretin biraz üzerinde görülüyor.


APO'ya ev yardımı

MİLLİYET EKİBİ - ROMA

Türkiye ile İtalya arasında büyük bir siyasi krize yolaçan ABDULLAH Öcalan'ın "hukuki konumu" tartışılırken, PKK ve kendisine destek olan Yeşiller ve Komunist Partisi Apo'ya "siyasi sığınma hakkı kesinleşmişcesine" Roma'da barınması için uygun bir bina arayışına başladı. İtalyan basınına yansıyan haberlere göre, PKK, İtalya çapında emlak ilanları yayınlayan gazetelerden Porta Portese gazetesine şifreli bir ilan verdi.

Buarada olayın başından beri PKK ve lideri Öcalan'a büyük destek veren Yeşiller Partisinden Paolo Cento "Öcalan'a rahatça barınabileceği ve siyasi faaliyetlerine sürdürebileceği bir konut temin edeceklerini, hertürlü masraflarını da parti olarak üstleneceklerini" açıkladı.

Buarada Yeşiller Partisinin Apo'ya verdiği bu desteği, "hileli bir hukuk oyunu" olarak değerlendiren İl Giornale gazetesi, Yeşiller Partisinin, "Öcalan'ın polis gözetimindeki tutukluluk statüsünü yasal süreci hızlandırarak ev hapsine çevirmeyi" palanladıklarını yazdı. Yeşiller Partisi yaptığı bir açıklamada Apo için bulunacak evin kiralık veya mülkiyetinin satın alınabileceğini de bildirdi.

Roma'da çok güvenli bir konut arandığı, "AAAA...." kodu ile başlayan ve "Çadır" şifresi kullanılan ilanda, "Sürgündeki Kürtlerin ileri gelenlerinden biri için güvenli bir ev aranıyor" sözleri yeralıyor.

Apo'nun avukatlarından Luici Saraceni de "yasal sığınma hakkını" verilmiş gibi kabul ederek hükemetten "güvenlik garantisi" istedi. İl Giornale gazetesine göre avukat Saraceni İtalyan hükümetinden bu garantiyi de aldı.


Soysal: "Apo mu ? AB mi ?"

MİLLİYET EKİBİ / ROMA

İtalyan yetkililerle bir dizi görüşme yapan Dışişleri eski Bakanı Prof. Mümtaz Soysal, "Türkiye'nin Abdullah Öcalan'ı mutlaka kendisinin yargılaması gerektiğini" vurguladı ve "Öcalan'ın Türkiye'ye iade edilmesinin AB üyeliğinden daha önemli olduğunu" kaydetti.

Roma'da düzenlenen Avrupa Birliği ve Türkiye konulu bir konferansa katılan Prof. Mümtaz Soysal bu vesile ile önceki gün İtalyan Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Ocetto, Dış Ticaret Bakanı Faccino ve Demokratik Sol Parti Başkan Yardımcısının da aralarında bulunduğu bir dizi İtlyan yetkili ile görüşmeler yaptı. Bu temaslar sırasında Öcalan'ın kimliği ve Türkiye'ye iadesinin önemi konusunda İtalya ve Türkiye arasında olduğu kadar İtalyanların da kendi içlerinde ciddi yaklaşım farklılıkları olduğunu saptayan Soysal, "Türkiye iade konusundaki dosyayı biran önce tamamlayarak bu işi sonuçlandırmalıdır." dedi.

Prof. Soysal, Öcalan'ın tutuklanmasını daha önce talep eden ve bunu sağlayan ülkeler arasında Almanya'nın da bulunduğunu İtalyanlara hatırlatırken, "Almanya'nın hala iade talebini yapmamış olmasını ve yapmayacağının anlaşılmasını anlamlı karşıladığını" belirterek şöyle konuştu;

"İtalyanlara meseleyi sizin üzerinize yıkmaya çalışıyorlar mesajını verdim. Kürt meselesinin enternasyonalize edilmesi için yapılan büyük bir planın parçası olarak bu olay gerçekleştiriliyor dedim."

AB Mİ ? APO MU ?

Hukuksal takvim uyarınca siyasi sığınma kararı alınmadan önce Türkiye'nin iade talebiyle ilgili dosyayı biran önce tamamlaması kadar idam cezasının da kaldırılması adımını atmasının önemine işaret eden Prof.Soysal, "Türk kamuoyunda Öcalan'ın mutlaka yargılanıp idamı yolunda güçlü bir hissiyat olmasına rağmen bence parlamento ve hükümet bunun gerekliliğini anlatabilir ve Türk kamuoyu da bunu kabul eder. Çünkü, terör örgütü liderinin Türkiye'ye iadesi ve yargılanması bence AB üyeliğinden bile daha önemlidir. Bana AB mi ? bu konumu derseniz bunu tercih ederim." diye konuştu.

EFENDİLİĞİMİZİ KORUYALIM

Prof. Soysal son gelişmeler nedeniyle Türkiye'de İtalyan hükümeti ve halkına karşı yapılan protesto gösterilerine ve bayrak yakma olaylarına değinirken de şunları söyledi; "Biz nasıl kendi bayrağımızın başka bir yerde yakılmasını istemezsek, başkalarının da bayrığını yakmak yanlış bir harekettir. Türkiye, haükümetiyle ve kamuoyuyla efendiliğini ve soğukkanlılığını korumalıdır."

Prof. Soysal, İtalya Başbakanı D'Alema'nın da G.Saray - Juventus maçı için Türkiye'ye gelişini iptal etmesini de "yanlış ve kaçırılmış bir fırsat olarak" değerlendirdi.


APO göller bölgesinde

MİLLİYET EKİBİ/ ROMA

Yakalandığı günden beri tutuklu olduğu hastaheneden çıkıp çıkmadığı tartışılan PKK Lideri Abdullah Öcalan ilk kez dün Palestrina hastahanesinden ayrılarak Roma'nın kuzeyinde, göller bölgesinde, sıra sıra villaların bulunduğu bir turizm merkezine taşındı.

Küçük otellerin yeraldığı ve İtalyanların hafta sonlarında piknik için yararlandıkları Brraciono gölü kenarındaki bu turizm merkezinde güvenli bir villaya taşındığı belirlenen Öcalan'nın yakın korumasını ise PKK militanları üstlendi.

Buarada APO'nun hastaheneden ayrılmasından sonra MİLLİYET ekibi PKK liderinin sekiz gün boyunca kaldığı odaya girdi, Doktor ve hemşirelerle konuştu. Öcalan'nın başından beri "kalbinden rahatsız olduğunu" söylemesine karşın kaldığı servisin ortopedi olduğu ortaya çıktı. Apo'nun doktoru ve hastahaninin başhekimi Doktor Grinnini, Öcalan'nın sağlık durumunun yerinde olduğunu, kalbinden herhangi bir sorunu olmadığını söyledi.

Çevresi günlerdir İtalyan polisi ve İç İstihbarat servisi (DİGOS) ajıanlarınca korunan hastahane dün ilk kez rahat bir nefes aldı. Hastahane çevresindeki polisler dünden itibaren geri çekilirken giriş çıkışlar da normale döndü. Ancak, APO'nun barındığı oda'ya hastahene personeli dışında hiç kimse alınmıyor.

Aynı koridora açılan yanyana iki odanın Apo'ya ayrıldığı, hastahaneye giren MİLLİYET ekibince saptandı. Panjurları sürekli kapalı olan odanın birinde APO'nun tek başına kaldığı, hemen yanı başındaki diğer odada ise DİGOS ajanları ile PKK korumalarının kaldığı öğrenildi.

APO'nun kaldığı ikinci katın bakımından sorumlu bayan Scopinaro, goünde en az üç kez APO'yu gördüğünü, sağlık durumunun çok iyi olduğunu, bol bol su istediğini ve sürekli gazete okuduğunu belirterek, "gece geç saatlere kadar ardı arkası kesilmeyen ziyaretçilerinin geldiğini" söyledi.

Önceki gün Roma İstinaf 4.ceza mahkemesi hakimlerinden Tommaso Figliuzze ile Giovanne Carlino tarafından alınan karar uyarınca Roma'yı terketmemek koşulu ile "tutukluluk hali kaldırılan" Öcalan yeni ikametgahında siyasi sığınma hakkı resmen tanınıncaya kadar kalabilecek.

Roma İstinaf Mahkemesi kararında Öcalan'nın durumu ile ilgili şu görüşlere yerveriliyor.

"Türk Adli makamlarınca 1981/2024 sayı ile verilen tutuklama emrinin, Abdullah Öcalan için zorunlu şekilde geçici olarak uygulanmış olmuş, iptal edilmesine; 12.10.1990 tarihinde Alman Adli makamlarınca verilen tutuklama emrinin, tedbir amaçlı hastahanede tutuklama ile değiştirilmiş olup, Abdullah Öcalan'nın belirlenen koşullarla Roma'da mecburi oturmasına ve yurtdışına çıkmasına yasak; iş bu önlemlerin uygulanması için Roma'daki DIGOS (İç İstihbarat örgütü) yetki verilmesine karar verilmiştir."


APO Kaçacak yer arıyor

MİLLİYET EKİBİ / ROMA

ABDULLAH Öcalan'ı serbest bırakarak tepkileri üzerine çeken İtalya iyice köşeye sıkıştı. Türkiye avukatlar aracılığıyla bugün Roma İstinaf Mahkemesinin kararına itiraz etmeye hazırlanırken, İtalya başbakanı Massimo D'alama'nın ''biz bu oyunun kurbanı olduk'' açıklaması İtalya'nın Apo'yu pazara çıkardığı ve başından atmak için bir formül aradığını gösteriyor. Adalet Bakanlığının girişimiyle tutukluğu kaldırılan PKK lideri Abdullah Öcalan'ın ise yeniden cezaevine girmemek için kaçacak yer aradığı öne sürülüyor.

Roma'daki siyasi gözlemciler ise "İtalya'nın geç de olsa başına büyük bir bela aldığını anladığını, bundan kurtulmak için Öcalan'ı üçüncü bir ülkeye pazarlama çabası içine girdiklerini" belirtirken bu üçüncü ülkenin Sudan, Libya veya Ermenistan olabileceğini ileri sürüyorlar.

APO'NUN YENİ ADRESİ

Bu arada Abdullah Öcalan'nın Palestrina hastahanesinden çıktıktan sonra kaldığı villanın adresi konusunda çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. MİLLİYET ekibinin Roma'nın güneyinde ve kuzeyinde üç ayrı bölgede yaptığı araştırmada havaalanı yakınındaki Ostia kasabası girişindeki Villa de Ocacara önünde resmi ve sivil polis ekiplerinin nöbet tuttuğuna tanık oldu. Villanın resmini çekmek isteyen MİLLİYET ekibi polis tarafından sorguya çekildi ve kimlikleri kontrol edildi.

Roma'daki diğer Türk gazetecilerin de aynı adres üzerinde yoğunlaşması üzerine polis bölgeye giden tüm ekipleri sorguladı ve kimlik tesbiti yaptı. Ancak, tüm ısrarlara rağmen villa önünde nöbet tutan polisler bu villanın neden korunduğunu ve kimin barındığını açıklamak istemediler.

Apo'nun barındığı diğer bir adres ise Roma'nın göbeğinde ortaya çıktı. Apo'nun, günlerdir PKK yandaşlarının işgalindeki Celio meydanı yakındaki Villacio Blobale adlı eski bir çiftlik evinde PKK'lıların arasında kaldığı ileri sürüldü. Bu çiftlik evinin bahçesinde yüze yakın PKK'lının kontrollü olarak içeri alınıp burada eylemlerini sürdürmesi de bu iddayı güçlendiriyor.

Çiflik evinin giriş kapısında PKK bayrağı ile İtalyan bayrağının yanyana asılı olması da dikkat çekiyor.

ALMANYA YAN ÇİZİYOR

PKK'nın yıllardır eylem yaptığı ve Avrupa'daki enbüyük üssü haline gelen Almanya hala Abdullah Öcalan'ın kendilerine iade edilmemesi için direniyor. Federal savcılığın Apo hakkında daha kapsamlı ikinci bir suç dosyası hazırlamasına rağmen hükümetin bu konuya sıcak bakmadığı sadece suç dosyasını İtalyan adli makamlarına iletmekle yetineceği belirtiliyor.

İçişleri Bakanı Otto Schily dün yaptığı bir açıklamada "Öcalan'ı istemek gibi bir niyetimiz yok." diyerek hükümetin görüşünü somut olarak ortaya koydu.

TÜRKİYE'NİN İTİRAZI

Tüm bu gelişmeler olurken Türkiye, Roma istinaf mahkemesinin verdiği kararı temyiz etmek üzere bugün İtalyan avukatlar kanalı ile itiraz dilekçesini yetkili makamlara verecek.

Roma barosunun güçlü avukutlarından bir ekiple temyiz mahkemesine başvuran Türkiye, uluslararası anlaşmalar konusunda deneyimli Türk hukukçuları dahareket geçirdi. İsminin açıklanmasını istemeyen bir Türk diplomatı, "PKK ve liderine karşı İtalya'nın gösterdiği bu müsahamanın kabul edilemiyeceğini, Türkiye'nin, İtalya'nın da taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan tüm haklarını sonuna kadar kullanacağını ve bunda başarıya ulaşacağını" kaydetti.

Türkiye'nin Roma Büyükelçisi İnal Batu ise önceki gün çağrıldığı Dışişleri Bakanlığında görüştüğü müşteşara Türkiye'nin duyduğu rahatsızlığı bir kez daha anlattı ve "Bu katili burada tutmanız, Roma'nın PKK merkezi haline gelmesine göz yummanız kabul edilebilecek bir olay değildir. Bu tutum iki ülke ilişkilerini ciddi bir boyutta yaralar." görüşünü aktardı. Dışişleri Bakanlığı Müşteşarı ise Büyükelçi İnal Batu'ya "PKK'nın ve lideri Abdullah Öcalan'nın İtalya toprakları üzerinde Türkiye aleyhtarı bir harekette bulunmalarına izin verilmeyeceği" yolunda güvence verdi. Bu görşümden hemen sonra PKK yandaşlarının gösteri yaptığı Celio meydanının boşaltılması da İtalya'nın Türkiye'ye karşı daha duyarlı hareket etme yolunu seçtiği şeklinde değerlendirildi.

Abdullah Öcalan'ın tutuklandıktan sonraki ilk adresi Celio kışlası önündeki PKK yandaşları dünden itibaren alanı terkettiler. İtalyan polisinin talebi üzerine alanı terkeden PKK'lıların geride bıraktığı giysi, pankart, bayrak ve yanık lastikler çöpcüler tarafından toplandı. İtkalyan yetkililer ve basın PKK'lıların geldikleri avrupa ülkelerine geri döndüklerini belirtirken, göstericilerin Celio meydanına yakın bir çiftliğin bahçesinde toplandıkları ve eylemlerini burada sürdürdükleri gözlendi. Bir PKK yetkilisi, örgütün kuruluş yıldönümü olan 27 Kasım gününe kadar açlık grevini sürdürecek olan topluluğun aynı günün akşamı da bir gösteri yapacağını bildirdi.

İtalyan polisinin 27 Kasım günü PKK'nın kuruluş yıldönümü nedeniyle yapılacak gösteriye dışardan daha fazla katılım olmaması için sınır kapılarında güvelik önlemi aldığı ve Roma içinde de alarm durumuna geçtiği öğrenildi.

Büyükelçi İnal Batu, Milliyet'in, "Ankara'dan geri dönmeniz için bir talimat verildiği söyleniyor doğru mu ?" yolundaki bir sorusuna ise "Şu safhada bir dialog kanalının açık tutulmasında yarar var. Eğer bu kişiye (Öcalan'a) kesin olarak siyasi sığınma hakkı verilip Roma'da ikamet etmesine izin verilirse, Ankara'nın beni çağırmasına fırsat vermeden ben bir saniye bile bu ülkede durmam." yanıtını verdi.


Gizli Servisler APO'nun peşinde

MİLLİYET EKİBİ / ROMA

Roma'da tutuklandığı günden beri ilk kez İtalyan Başbakanı Massimo D'Alema tarafından da "bir terörist olduğu" ifade edilen PKK Lideri Abdullah Öcalan ilk kez ölümün soğuk nefesini ensesinde hisetmeye başladı.

Kaldığı yer bir sır gibi saklanan APO'nun, büyük bir olasılıkla İtalyan mafyasının itirafçılarının barındığı Ostia bölgesindeki, İtalyan İç İstihbarat teşkilatı DİGOS'a ait bir villada barınıyor. Yeri önceki gün Türk gazetecilerince saptandıktan sonra Via Male sokağındaki villa önünde ve tüm mahallede olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Bölgeye dün de gitmek isteyen Türk gazetecileri DİGOS ajanlarınca ikinci kez gözaltına alınıp kimlik kontrolünden geçirildiler ve "arkanıza bakmadan buradan gidin" talimatıyla uyarıldılar.

Tüm ısrarlara rağmen panjurları tümüyle kapalı bu villanın neden "gizli" tutulmak istendiği, basın mensuplarının görüntülemesine neden izin verilmediği ve APO'nun gerçekten burada olup olmadığı yolunda bir açıklama yapılmaması da dikkat çekiyor. Buarada İtalyan gazetelerine de DİGOS'un villa hakkında yayın yasağı koyduğu ileri sürüldü. Gazeteler ve TV, "Ostia bölgesinde bir villada barınıyor" ifadesinin dışında bir detay vermezken villanın resimlerini de yayınlamadılar.

MİT, MOSAD, CİA, BND

İtalyan istihbarat teşkilatının olağanüstü önlemlerle korumaya aldığı Abdullah Öcalan, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CİA), İsrail Gizli Servisi (MOSAD) ve Alman Dış İstihbarat Teşkilatı (BND)'in de hedefi.

Güvenilir kaynaklar, APO'nun özellikle İsrail Gizli Servisi MOSAD tarafından büyük bir titizlikle izlendiğini belirtiyorlar. PKK militanlarının ve APO'nun Türkiye'den kaçtıktan sonra Suriye toprakları üzerinde Filistin kamplarına yerleştiklerini, maddi ve lojistik destek aldıklarını hatırlatan istihbarat birimleri, PKK militanlarının yıllarca Filistin Kurtuluş Örgütü adına İsrail hedeflerine yönelik bir dizi eylem yaptığını bu nedenle APO'nun, MOSAD'ın ölüm listesinde yeraldığını ileri sürüyorlar.

Türk Milli İstihbarat Teşkilatı MİT ise 30 bin kişinin ölümünden sorumlu tutulduğu için APO'yu adım adım izliyor.

Alman Dış İstihbarat Teşkilatı BND ise PKK militanlarının Almanya'da yıllardır sürdürdükleri terör eylemlerinin sorumlusu olarak APO'yu cezanlandırmak amacında.

İTALYA YENİ UYANDI

Topraklarına ayak bastığı andan itibaren "misafir muamelesi" gören APO ilk kez İtalyan Başbakanı tarafından "bir terörist" olarak nitelendirildi. PKK'yı da "yasadışı bir hareket" olarak adlandıran Başbakan Massimo D'Alema'nın bu açıklaması İtalyan basınında "D'Alema çark etti" şeklinde yorumlandı.

Buarada Dışişleri Bakanı Lamberto Dini ise "Almanya ile İtalya arasındakei gerginliği azaltmak için yasal çerçevede yapmamız gerekenleri yaptık. Şimdi Almanya'nın Kürt liderinin iade talebinde bulunmasını bekliyoruz." şeklinde konuştu.

 

4. SAYFA

 
 

 
 
 
 
 
 
 


Copyright © 1998 Ali H. Yurtsever. All materials here within belong to their respective owner. All Rights Reserved.